Öğrenciler Kendi İlerleme Raporlarını Neden Görmeli?

İlerleme raporları neredeyse her zaman tek bir kişiye yazılır ve bu kişi asla öğrenci değildir. İşte öğrenciler kendi raporlarını gerçekten okuduğunda neyin değiştiği.

Özel Ders Öğrenci İletişimi Eğitim
Başarıları ve öğretmenin teşvik edici bir notunu listeleyen kendi ilerleme raporunu okurken gülümseyen genç bir öğrenci.

İlerleme raporları çoğunlukla bir kişi için hazırlanır, ancak nedense o kişi raporu okuyan kişi değildir: öğrenci.

Oysa öğrencinin kendi öğrenme sürecine ilişkin geri bildirimi doğrudan görmesi, yalnızca neyi başardığını anlamasını değil, bundan sonra ne yapacağını da fark etmesini sağlar.

İlerleme Raporları Genellikle Öğrenciye Yazılmıyor

Tipik bir ilerleme raporunu düşünelim.

Kullanılan dil, anlatım biçimi ve ayrıntı düzeyi genellikle ebeveynlere göre belirlenir. Bunun elbette anlaşılır bir nedeni var: Çoğu durumda raporu okuyan, süreci takip eden ve eğitimin devam edip etmeyeceğine karar veren kişi ebeveyndir.

Ancak burada önemli bir nokta gözden kaçabiliyor:

Raporun konusu olan öğrenci, kendi gelişimi hakkında yazılanları çoğu zaman doğrudan okumuyor.

Bilgi kendisine ulaştığında ise genellikle bir başkasının yorumundan süzülerek ulaşıyor.

Bilgi Aktarılırken Neler Kayboluyor?

Ebeveynler iyi niyetle rapordaki önemli noktaları çocuklarıyla paylaşabilir. Ancak birkaç paragrafı tek bir cümleye indirgemek çok kolaydır.

Örneğin raporda şöyle bir değerlendirme yer alabilir:

"Son dönemde kesirlerle ilgili çalışmalarında belirgin bir ilerleme gösterdi. Özellikle işlem basamaklarını doğru uyguluyor; ancak problem çözme sorularında hangi yöntemi kullanacağını belirleme konusunda biraz daha çalışması gerekiyor."

Bu değerlendirme öğrenciye aktarıldığında kolaylıkla:

"Kesirlerde iyisin ama problem çözmede daha çok çalışmalısın."

şeklinde özetlenebilir.

Oysa rapordaki asıl değer tam da o ayrıntılardadır.

Daha da önemlisi, raporda öğrencinin zorlandığı veya kaygı duyduğu bir konu varsa, geri bildirimin ikinci elden aktarılması bu konuyu öğrencinin gözünde olduğundan daha ağır hâle getirebilir.

Çünkü geri bildirimin öğrencinin durumunu somut, anlaşılır ve geliştirilebilir hâle getiren bağlamı kaybolmuştur.

Öğrenci Kendi Raporunu Okuduğunda Ne Değişir?

Öğrenci kendisine doğrudan hitap eden bir geri bildirimi okuduğunda, aynı bilgiyi bir ebeveynden duymasından farklı bir deneyim yaşar.

Artık karşısında kendisi hakkında verilmiş bir hüküm değil, kendi öğrenme sürecine ilişkin bir değerlendirme vardır.

Bu ayrım özellikle öğrenme süreci konusunda kaygı yaşayan öğrenciler için önemlidir.

"Ben başarısızım." duygusu yaratmak yerine,

"Şu konuda ilerledim, burada hâlâ gelişmem gerekiyor ve bunu geliştirmek için şunu yapabilirim."

diyebilmesini sağlayan bir çerçeve oluşturur.

Öğrenciye Geri Bildirim Vermenin Yaygın Üç Yolu

1. O anda sözlü olarak söylemek

Öğrenciye geri bildirimi ders sırasında veya ders sonunda doğrudan vermek samimi ve etkilidir.

Ancak bu geri bildirim çoğu zaman anlık kalır. Yazılı olmadığı için öğrencinin daha sonra hatırlaması veya üzerinde yeniden düşünmesi zorlaşabilir.

Özellikle öğrenci o sırada kaygılıysa ya da yaptığı çalışmaya odaklanmışsa, söylenenlerin önemli bir kısmı gözden kaçabilir.

2. Geri bildirimi ebeveynin aktaracağını düşünmek

Bazen ebeveyn bunu yapar, bazen yapmaz.

Yaptığında ise öğretmenin verdiği ayrıntılı geri bildirim, çoğu zaman daha kısa ve daha genel bir ifadeye dönüşür.

"Matematikte iyi gidiyor ama biraz daha çalışması gerekiyor."

Bu cümle yanlış değildir; ancak öğrencinin nerede ilerlediğini, nerede zorlandığını ve bundan sonra ne yapması gerektiğini açıklamaz.

3. Ebeveyn raporuna öğrenci için bir cümle eklemek

Bu, hiç olmamasından daha iyidir.

Ancak ebeveyne yönelik hazırlanmış bir raporun sonuna eklenen tek bir cümle, çoğu zaman öğrencinin gerçek ihtiyaçlarına göre tasarlanmış bir geri bildirim kadar etkili değildir.

Çünkü ebeveyn ve öğrencinin rapordan beklentileri aynı değildir.

Öğrenciye Yönelik Bir İlerleme Raporu Nasıl Olmalı?

Öğrenci raporu, ebeveyn raporunun daha basit hâle getirilmiş bir kopyası olmamalıdır.

Aynı öğrenme verilerinden yararlanan, ancak farklı bir hedef kitle için hazırlanmış ayrı bir rapor olmalıdır.

Bunun için üç özellik özellikle önemlidir:

Sade ve doğrudan bir dil

Öğrencinin anlayamayacağı değerlendirme ve eğitim jargonundan kaçınmak gerekir.

Rapor, bir uzman raporu gibi değil, öğrencinin gelişimini anlamasına yardımcı olan doğrudan ve anlaşılır bir geri bildirim gibi okunmalıdır.

Yalnızca teşvik edici değil, somut olmak

"Harika iş çıkardın!" demek öğrenciyi motive edebilir; ancak ona gelişimi hakkında fazla bilgi vermez.

Bunun yerine:

"Son iki sınavında çözüm adımlarını daha açık göstermeye başladın. Bu, problemleri çözerken nasıl düşündüğünü daha iyi ortaya koyuyor."

gibi somut bir geri bildirim, öğrencinin neyi doğru yaptığını fark etmesine yardımcı olur.

Geçmişten çok bir sonraki adıma odaklanmak

Bir öğrencinin yalnızca nasıl değerlendirildiğini bilmesi yeterli değildir.

Asıl önemli soru şudur:

"Şimdi ne yapmalıyım?"

Etkili bir öğrenci raporu, geçmiş performansı açıklarken aynı zamanda öğrencinin bir sonraki öğrenme adımını da görünür hâle getirmelidir.

Bu nedenle ClassLedger'da öğrenciye yönelik rapor, ebeveyn ve öğretmen sürümlerinden ayrı bir rapor türü olarak ele alınır. Temel değerlendirme verileri aynı kalır; ancak anlatım öğrencinin doğrudan anlayabileceği ve kendi gelişimi üzerinde düşünebileceği şekilde düzenlenir.

Her rapor gibi bu rapor da paylaşılmadan önce eğitimci tarafından gözden geçirilir ve onaylanır.

Kendinize Şu İki Soruyu Sorun

Bir öğrencinin son ilerleme raporunu düşünün.

Öğrenci bu raporu kendisi okusaydı, kendisini gerçekten tanıyabilir miydi?

Yoksa rapor, başka bir kişi hakkında yazılmış gibi mi gelirdi?

Bir başka soru daha:

Öğrenci raporu okuduğunda bundan sonra ne yapması gerektiğini anlayabilir mi?

Yoksa yalnızca nasıl değerlendirildiğini mi öğrenir?

Bu iki soru, öğrenciye yönelik geri bildirimin kalitesini değerlendirmek için oldukça güçlü bir başlangıç noktasıdır.

Hemen Deneyebileceğiniz Üç Adım

Bunu uygulamak için yeni bir sisteme ihtiyacınız bile yok.

  1. Bir öğrenci seçin. Ebeveynine göndereceğiniz rapordan bağımsız olarak, doğrudan öğrenciye hitap eden iki veya üç cümlelik bir geri bildirim yazın.
  2. Bu geri bildirimi öğrenciyle paylaşın. Sadece ebeveyni bilgilendirmek yerine öğrencinin kendisine de okuyabileceği bir geri bildirim verin. Ardından yaptığınız konuşmanın nasıl değiştiğine dikkat edin.
  3. İşe yaradığını görüyorsanız bunu alışkanlığa dönüştürün. Öğrenci geri bildirimiyle daha fazla ilgilenmeye, sorular sormaya veya kendi öğrenme süreci hakkında daha fazla düşünmeye başladıysa, öğrenciye yönelik raporlamayı tek seferlik bir uygulama olmaktan çıkarıp düzenli bir öğrenme alışkanlığı hâline getirebilirsiniz.

Son Bir Düşünce

Öğrenme sürecini yaşayan kişi öğrencidir.

Öyleyse öğrenciyi, kendi öğrenme süreci hakkında hazırlanan raporun dışında bırakmak gerçekten gerekli mi?

Belki de öğrenci raporlarının bugüne kadar çoğunlukla ebeveynlere yönelik hazırlanmasının nedeni, bunun en doğru yöntem olması değil; alışılmış yöntem olmasıdır.

Bu alışkanlığı sorgulamakta fayda var.

Çünkü iyi bir ilerleme raporu yalnızca ebeveyne çocuğunun nasıl ilerlediğini anlatmamalı.

Öğrencinin de kendi gelişimini görmesine, anlamlandırmasına ve bir sonraki adımını belirlemesine yardımcı olmalı.

ClassLedger bu nedenle aynı değerlendirme verilerinden yararlanarak öğretmen, ebeveyn ve öğrenci için farklı rapor sürümleri oluşturmayı destekler.

Aynı veri.
Farklı hedef kitle.
Daha anlamlı geri bildirim.

İlerlemeyi takip edin. Rapor oluşturun. Güven inşa edin.